Temiz Gıda ve Kozmetik Üreticisi

Mavili Kapı

İstanbullu bir ailenin sahip oldukları 3 katlı müstakil iş yerlerini satıp İznik Gölü yakınlarında bir arsa almaları ve ‘mavili kapı’ya sahip evlerini yaptırmalarıyla başlayan bir hikaye bu. Hikayenin arkasında çocuk sahibi olmaları, çocuklarını yaşadıkları şartlarda değil temiz şartlarda yetiştirme heyecanını da içinde barındırıyor. Zihnen ve bedenen sadeleşmeye, hayata karşı duruşlarına uygun bir hayat kurmayı amaçladılar. Ama en önemlisi çocukları için bir alternatif oluşturmayı hedef bellemiş durumdalar. Üretimlerinde kozmetiğin öylesine ağıza alınmış bir iyi değil, bütün içeriğinin açıklandığı doğal ve organik içeriklerden oluştuğu, her bir içeriğin detayını gönül rahatlığıyla paylaştıkları güzel insanların işi Mavili Kapı.

Gelin hep birlikte Mavili Kapı’nın güzel hikayesini dinleyelim…

Mavili Kapı
Sizi biraz tanıyabilir miyiz özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar, 
Mavili Kapı, şirin mavi bir kapının arkasında yaşayan; sağlıklarına, yediklerine ve kullandıklarına dikkat etmeye çalışan bir ailenin girişimidir.
Tüm hikayemizin ve ürünlerimizin arkasında yaşları 8 ile 80 arasında değişen geniş bir ailenin emeği var.
Mavili Kapı’nın çekirdek kadrosu; annesi (Işıl) ve kızı (Senem) yönetmen. Oğlu (Sedat) yapımcı. Babası (Ahmet) ise hem yapımcı hem de eczacı.

Her birimiz kendi işinde ve oldukça yoğun bir tempoda çalışırken ailemize yeni bireyler katılmaya başladı. Çocuklarımız, göz bebeklerimiz…
Onların varlığı yoğun hayatımızı sorgulatmaya başladı.
Hayatımızda artık; sağlıklı beslenme, katkısız, zehirsiz vs. gibi kelimeler fazlası ile yer etmeye başladı ve kendimizi “temiz içerikli ürün” üretme ortak paydasında buluşmuş olarak bulduk.
Bu paydanın etrafında emek vermeye devam ediyoruz.Bu arada ilk göz ağrımız olan film yapma işini bırakmadık. Son 15 senedir sadece yurt dışı kanallara belgeseller üretmeye devam ediyoruz. Her yıl bir, iki belgesel fikrini hayata geçiriyoruz hala.

Kombuça tam olarak nedir? Kombuça üretme fikrine ilgi nasıl duymaya başladınız?

Kombucha, en basit tarifi ile fermente çaydır. Tüm fermente gıdalar gibi oldukça kıymetli bir içeriğe sahip.
Bildiğimiz, kahvaltıda içtiğimiz organik siyah ve yeşil çayın fermantasyonu sonucu; organik asitler, B vitaminleri, bol probiyotik ve prebiyotik ortaya çıkıyor.
Bağırsak sağlığımızın önemine gün geçtikçe daha çok vurgu yapılan bu günlerde, haliyle kombucha da önemli bir yer tutmaya başladı hayatımızda.

Ayrıca kombucha, sağlıklı şeylerin lezzetsiz olduğu genel kanısını da yıkıyor. 
Hafif gazlı, hafif asitli tadıyla, özellikle gazlı içeceklerin yerine ikame edilebilecek lezzetli ve sağlıklı bir alternatif.

Kombucha bizim hayatımıza yaklaşık 12 yıl öce girdi.
Uzun yıllar boyu her birimiz, “Mavili Kapı’nın annesinin” evde yaptığı kombuchalardan şifalandık.
Böylesine iyi hissettiren ve keyifli bir içeceğin bilinmiyor oluşu bir süre sonra üzerimizde bir baskı oluşturdu.
Ve bir yaz günü, yine o mavili kapı’nın arkasında bir gece, ‘vira Bismillah’ deyip kolları sıvadık.
İmalathanemizi kurduk, resmi prosedürleri tamamlayarak izinlerimizi aldık. Türkiye’nin ilk olmasa bile ilk birkaç ruhsatlı kombucha üreticisinden biri olduk.

Kombuchanın cilt üzerindeki olumlu etkilerini araştırıp öğrendikçe yeni heyecanlar başladı. Ve hemen ardındanMavili Kapı Cilt Ürünleri fikri hayata geçti. Çok çok iyi geri dönüşler, yorumlar almaya başladık. Müthiş bir motivasyondu ve cilt ürünlerimiz gerçekten iyi kozmetikti. Ve biz iyi bir iş yapmıştık.Eczacımız önümüze düşüp doktorumuz da arkamızda durunca Kombuchalı Mavili Kapı Cilt Ürünleri fikri hayata geçti.
O günlerden beri de (2 sene ne çabuk geçmiş!) büyüyerek yolumuza devam ediyoruz, çok mutluyuz.

30,00 
Hammadde seçimlerinizi nasıl yapıyorsunuz? Neler sizin için özellikle önemli?

Hammadde seçimi Mavili Kapı için çok köşeli ve kesin kuralları olan bir konu.
Kozmetik ürünlerimizde çoğunlukla yenilebilir hammadde kullanıyoruz.
Eğer bir hammaddenin doğalı varsa asla sentetiğini seçmiyoruz.
Her bir hammadde’yi “kendi mutfağımıza, evimize, çocuklarımıza alır gibi” seçiyoruz.
Bu şu demek; eğer varsa organik sertifikası arıyoruz, yoksa o zaman üreticiden analiz raporlarını istiyoruz, o da yoksa biz analiz yaptırıyoruz.
Ama en önemlisi, üreticinin kim olduğu bizim için.
Ürününün arkasında duran, samimiyetle iyi bir ürün üretme gayretinde olan, elinin emeğini ve iyi niyetini üretimine eklemiş olan üreticiler her zaman birinci sıramızda.

Mavili Kapı’nın Baştan sona bütün adımları düşündüğünüzde sizi en zorlayan kısım hangisi? 

Ah çok zor bir soru…
Aslında hangi adım daha kolaydı diye düşünmeye başladık bile…
Doğrusu ana akımın dışında bir yol seçtiğinizde hemen her adım zorlu.
Ama en çok zorlandığımız konu; kozmetik ürünlerin raf ömrü ve saklama koşulları konusunda kullanıcılarımızın yerleşmiş alışkanlıkları.
Kemikleşmiş kanıları ve beklentileri kırmak çok zor.
Hepimiz bir krem alıp, evimizin bir köşesine koyuverip, yıllarca bozulmamasını alışmışız.
Oysa ki Mavili Kapı kozmetikleri özünde gıdadır.
Ve bir gıda eğer bozulmuyorsa (istisnalar hariç) genellikle bir sorun vardır.
Bu sebeple biz, kozmetiklerimize gıda muamelesi yapmalarını istiyoruz kullanıcılarımızdan.
Yavaş yavaş olacak, değişeceğiz hep birlikte, umutluyuz Ayrıca temiz, güvenilir hammadde bulmak için çok zaman harcıyoruz doğrusu.

Marka duruşu olarak Mavili Kapı’nın ve bireysel olarak sizin benimsediğiniz değerlerden bahsedebilir misiniz? Ekolojik dönüşümle ilgili düşüncelerinizi de merak ediyoruz. 

Şimdiye kadar olan sorulara hep “biz” dili ile cevap verdim, çünkü Mavili Kapı’nın arkasındaki felsefe hepimizin ortak benimsediği ve aynı yöne doğru bizi hareket ettiren bir felsefe. 
Doğrusu marka duruşu olarak da hep bu kollektif “biz” dilini kullanıyor ve önemsiyoruz.
Bu soru özelinde “ben” dilini kısa bir süreliğine kullancağım 
Bireysel olarak benim benimsediğim değerler, aslına bakılacak olursa oldukça anarşist. 
Ana akım diye tabir ettiğimiz tüm davranış ve yönlenmeleri, algıları, sistemleri ve normları sertçe eleştiriyorum.
Sadece beslenme, temizlik gibi konularda değil; tüketim alışkanlıklarımız, eğitim ve hatta mutluluk ve başarı gibi konularda bile, öğretilmiş normların peşine takılıp savrulduğumuzu düşünüyorum insan olarak.
 Tabii Mavili Kapı da marka olarak aynı duruşa sahip.
Yani;


– Ürettiği her ürünün, o gün şartlarında en temiz ve etik hammadde ile üretimesini benimser.


– Ürettiği her ürünün gerçek bir faydasının olmasını öngörür.


– Kullandığı her bir hammadde için “neden” sorusunu sorar ve tatmin edici bir cevabı yoksa; renk, koku, kıvam iyileştirmek için kullanmaz.


- Dürüsttür, samimidir, hatası olursa özür diler, müşterileri değil kullanıcıları vardır.

Ekolojik dönüşüm konusuna gelince;
Doğrusu biz bu çağın insanı olarak her şeyi çok fazla tüketiyoruz.
Dönüşümün, tüketimi azaltmaktan başlayacağına, aksi takdirde gerçek bir dönüşümden bahsedilemeyeceğinde inanıyoruz.
İnsanın bu kadar çok yemesinin, bu kadar çeşit istemesinin, bu kadar çok beklenti içinde olmasının, bu kadar farklı ve çeşitli giyinmesinin, başımızdaki en büyük dertlerden biri olduğunu düşünüyoruz. Mavili Kapı ürünlerini kargolarken kullandığımız paketler konusunda elimizden geldiği kadar dikkatli olmaya çalışıyoruz. Karton kutularımız ve kombucha şişelerinin etrafına sardığımız süngerler tamamen geri dönüşüme uygun. Ama yine de tamamen kaçamadığımız naylon malzemeleri az da olsa kullanmak zorunda kalıyoruz. Kendimizden başlayarak, bu düzeni değiştirecek kum tanelerinden biri olma gibi bir derdimiz var.
Bu dertteki herkesin yolları açık olsun…

Son olarak üretiminizle ve toplumumuzun tüketim alışkanlıklarına ilişkin paylaşmak istediğin herhangi bir yorum varsa duymak çok isteriz. 

Aslında bu konudan dem vurduk biraz herhalde yukarıda 
El emeğinin, endüstriyel ve standardize edilmiş üretimden daha çok tercih edildiği,
istek ve ihtiyaçlarımız arasındaki çizgiyi daha doğru çizebildiğimiz günlere çabucak gelme ümidimizi paylaşarak bitirmek isteriz. Okuyan herkese de bol sevgilerimizi gönderiyoruz.

@mavilikapı ailesi adına Senem Öçal Demirtaş

Tüm hikayeler